Bayram hatırlamak, hatırlanmaktır…

Bayramlar, dini inancımızın gereği ve en önemli parçalarından biri. Ramazan Bayramı, bir başka deyişle Ramazan Ayı’nın, nefis terbiyesi, ruhumuzu dinlendirip beslerken takvamızı güçlendirmek için tuttuğumuz oruçların, bayramı, kutlaması. Bu özellikleri ile o kadar önemli ve değerli ki hayatlarımızın önemli zamanları, dönemeçleri, kavşakları olmuştur hep.

İçerisinde gelenekselleşmiş birçok da unsur taşır kültürlerimizden. Yeni yeni adetlere, alışkanlıklara ve güzelliklere vesile olur: hatırlamak gibi, hatırlanmak gibi, hediyeleşmek gibi…

Benim için dini ve tasavvufi atmosferinin yanında, Bayramlar çocuk gülücükleri, çocuk neşesi demektir. Bayramların benim için en keyifli yanı çocuk gülücükleri duymak, etrafta gülümseyen çocuklar görmektir. Bayramın da çocuk için ayrı bir kıymeti vardır. En azından benim çocukluk dönemimde öyleydi. ‘Çocukluğumun bayramları’ deyince aklıma beyaz dantelli çoraplarım, kırmızı rugan ayakkabım, kırmızı kloş eteğim, sadece Arefe günleri gelen şekerci ve horoz şekeri, mendil içine bohçalanmış lokum ve paralar, öptüğüm gül suyu kokan buruşuk eller, arkadaşlarımla şeker toplayışımız ve en önemlisi tren biletlerimiz. Evet, tren bileti; Sivas-Kayseri 4 Eylül Mavi Tren biletleri. Haşlanmış yumurta kokusuyla penceresinden uzun uzun seyrettiğim o manzara… Rahmetli dedeme ve anneanneme duyduğum özlem; en güzel çocukluk anılarımı yanlarında biriktirdiğim tonton ve güzel insanlar.

Dedem, tanıdığım baba olamamış en Baba Adam’dır. Evet, kan bağımız yoktu, annemin babası daha o çocukken vefat etmiş. Rabbim, Dedem’e biyolojik olarak babalığı nasip etmemiş ama Ona öyle sevgiyle dolu bir yürek vermiş ki…

Babalar gününün kutlanmasından hatta anneler gününün kutlanmasından hoşlanmazdı, Dedem. Avrupai bulurdu. Ama Babalar Günü kutlamasına en çok yakışan Baba O’dur hala. Ceketinin cepleri hep dolu dolu –şekerlemeler, sakızlar, lokumlar, çikolatalar, balonlar çıkardı hatta terlik çıkmışlığı bile oldu- gülünce gözlerinin içinden gülen koca yürekli adam. Sadece bana değil, bir çocuğa bakarken yüzünde parlayan o ışığı, bir çocuğa gülerken gözlerindeki pırıltıyı başka kimsede görmedim ben.

Ramazan Bayramı ve Babalar Günü bir araya gelince yine ilk aklıma gelen, yıllar önce kaybettiğim Dedem oldu. Sizlerle de paylaşmak istedim.

Bir çocuğa içtenlikle gösterilen Güleryüz, içtenlikle verilen sevgi böyle izler bırakıyor çocuk kalbinde ve ruhunda.

Bu bayram da vesile olur inşallah; çocukları sevindirmeye; yetişen nesil için de Bayram’ın ne kıymetli olduğunu anlatmaya ama daha çok yaşatmaya.

Bu duygu, dua ve düşüncelerle Siz, Orta Anadolu Kent Gündemi Gazetesi okur ve takipçilerine huzurlu, mutlu ve bol çocuk gülücüklü bir Ramazan Bayramı ve Babalar Günü diliyorum…