Kayseri’de Siyasi Denge Ne Den(Li) Önemli!

Türk siyasi hayatı; işleyişi, bölge ve il dengesi, hamleler, stratejiler, siyasi-politik kurnazlıklar ve benzeri birçok argümanın birlikte işlediği geniş kapsamlı ve hassas bir alan.

Yine bu alan çeşitli dengelerin gözetilmesine gebe bir alan ve bu alanda başarı veya başarısızlığın iyice hesaplanması gerektiği, hassas ve ince hesapların müspet neticesi açısından önem arz ettiği noktasında hareket edilmesi gerektiği de aşikârdır. Bu denli hassas bir alanda yaklaşan yerel seçimler noktasında, yaptığım birkaç tespiti sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli dostlar, şehir veya kırsal farkı gözetmeksizin ülkemizin her noktasında, siyasetin doğası gereği, önemsenmesi gereken birkaç hassas noktanın varlığını herkes kabul edecektir. Adaylar tespit edilirken özellikle kişisel anlamda; adayın seçim bölgesindeki kabul görürlüğü, aile yaşantısı, toplumsal iletişim yönü ve tabi ki de özgeçmişinin kabul görürlüğü çok önemlidir. Siyasi partiler bu dengeleri gözetmek zorundadırlar. Bu ince hesaplar her yerde aynıdır. Tabi, ben olması gerekenden bahsediyorum. Büyükşehirlerde bu kriterler farklı boyutlarda ele alınabiliyor. Mesela İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli, vs. gibi büyükşehirlerdeki nüfus çeşitliği adayların tespiti, seçimi noktasında önemli bir kritere dönüşebiliyor. Daha önceki seçimlerde ortaya çıkan sonuçlar bunu net bir şekilde önümüze koyuyor.

Gelelim Kayseri’ye. Çünkü Kayseri’de yaşıyoruz ve buradaki gelişmeler bizler için çok daha önemlidir. Kayseri, geçmişten günümüze ticarette olduğu gibi özellikle siyasette de yerli ve yerli olmayan ayrımının yapıldığı bir şehirdir. Bu şehir yaşantısında da bariz bir şekilde görülmektedir. Yerlilerin ağırlıkta söz sahibi olduğu, özellikle de iktidar partilerinin yönetim kadrolarında köşe taşlarında hâkim oldukları gerçeği göz ardı edilemez. Seçilen milletvekillerinde, çevre illerden olan siyasi kişilikler elbette var. Ancak onların da yerli gibi düşünen, yerli gibi yaşayan insanlar. Yani o terazide olanlar göze çarpmaktadır. Ben aslında konuyu ele alırken, varmak istediğim nokta siyasette, bölge siyasetinin ne kadar önemsendiği noktasıdır. Yoksa bizim kimin nereli olduğu veya kim olduğu ile alakalı bir derdimiz yok.  Kayseri önemli bir sanayi şehri olması hasebiyle Sivas, Yozgat ve diğer çevre iller başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu illerinden insanların yoğunlukta yaşadığı bir şehir. Hal böyle olunca siyasette dengelerin de bu ölçekte yapılması gerektiği düşüncesindeyim. Her ne kadar yerlileşmiş olsa da Kayseri siyasetinde çevre iller dengesi kollanmış gibi gözükse de Doğu Anadolu Bölgesi insanlarının azımsanmayacak yoğunlukta yaşadığı Kayseri’de Doğu illerinden insanlara siyasette temsil imkânı verilmemiştir. Bugün iktidar partisi AK Parti’nin Kayseri’de aldığı oylara baktığımızda, özellikle Doğu Bölgesi’nden gelip yerleşen vatandaşlardan ağırlıkta destek aldıklarını görmekteyiz. Yine her seçimde Doğu bölgesi dernekleri geceler veya toplantılar düzenleyerek yaptıkları açıklamaları ile AK Parti’ye desteklerini çok net bir şekilde deklare ediyorlar. Bunu yaparken de herhangi bir beklenti içerisinde olmadan yapıyorlar. Ama bu kadar saf ve duru desteğe karşılık, maalesef ne vekillikte ne de yerel yönetimlerde temsili anlamda bölge insanına yer verilmemektedir. Bu ötekileştirme parti yönetimlerinde ve belediye meclislerinde de kendini hissettirmektedir. Ben şahsen siyasetteki vefasızlığı çok iyi bilmekteyim. Ancak bölge dengesi açısından hesapların doğru, dürüst ve adilane yapılması gerekir. Kayseri siyasi denge açısından en azından bundan sonrası için adil olmalıdır. Yerel seçimler bunun için bir fırsattır. Son bir söz “Ne kadar ekmek, o kadar köfte.”