NE OLACAK BU GENÇLERİN DURUMU?

Ekonominin göstergesi işsizlik rakamlarıdır. Rakamlara bakıldığında işsizlikle ilgili bir problem görülmemektedir. Ancak yaşayan ekonomi denilen gerçek değerlendirme ölçülerine göre işsizliğin ülke ekonomisinin en önemli problemi olduğunu söylemek abartılı bir yaklaşım olmayacaktır. Özellikle üniversite mezunu genç nüfus işsizliği çok önemli bir problem olarak karşımıza çıkıyor…

Geçtiğimiz günlerde Kayseri’ye gelen gazeteci arkadaşlarımızın, Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesindeki konferanslarına katıldım. İletişim Fakültesi öğrencileri ile çok güzel sohbetler yaptık. Bu arada mezun olan genç gazeteci arkadaşlarımızın hepsi işsiz, moralleri bozuk, “Biz ne olacağız” dediler. Cevap dahi veremedik. Bu genç mezunlardan bir kısmı mahalle bekçiliği için müracaat etmişler. Sınavlarına girmişler. Gerçekten çok üzücü bir şey. İletişim Fakültesi Dekanının dediğine göre Türkiye genelinde 71 tane iletişim fakültesi varmış; binlerce mezun genç arkadaşımız işsizler ordusuna katılmışlar. Ben Fakülte Dekanının da çok umutsuz olduğunu gördüm. Yazık günahtır bu çocukların ailelerine birçoğu başka şehirlerden gelmişler. Aynı şekilde daha önceki yazılarımda da söyledim her yıl mühendislik-mimarlık fakülteleri de 12 bin mezun vermektedir. Bunların da hepsi işsiz. Yaptığımız sohbette organize bölgesinde eleman aranıyor diye tabelalar gördüğümü söyledim bu genç arkadaşlara; “Abi oralar müracaat ettiğimizde bizleri almıyorlar Suriyelileri alıyorlar çünkü onlar çok ucuz parayla çalışıyorlar, sigorta falan yapmıyorlar ondan dolayı onların tercihi Suriyeli” diyen genç “bizde mi Suriye vatandaşı olsak mı acaba?” dediğinde inanın bizler utandık.

Üniversite okuyup da boşta gezen insan sayısında anlamlı artışların olduğu su götürmez bir gerçektir. Her branştan işsiz üniversite mezunu hemen her hanenin en ciddi sorunu olarak varlığını sürdürmektedir.

Neden en önemli problem? Çünkü ekmek meselesi, aş meselesi bütün diğer meseleleri kapsamına alıp insanları zorlamaktadır. İnsanların tarihinin her dönemimde en önemli problem beslenme ve barınma olduğuna göre, ekonomi ve dolaysıyla geçim derdi her hanenin ve her aklı başında bireyin de birinci problemi olacaktır.

Bütün bu nedenlerden dolayı genç işsizler ne olacak? Ekmek kazanma problemini çözemeyen bir gencin evlenmesi, ev ve yer tutması, aile olması imkanı kalmıyor da ondan. Bu durumun doğal sonucu olarak da insanlar psikolojik problemlerle baş başa kalıyor. Toplumda insanların birbirini anlaması ve dinlemesi imkanı da kalmıyor. Önemli problemlerini çözemeyen insanın kafasının rahat olmaması da doğal olacaktır. Kendini ifade etmesi de mümkün olmayacaktır. Tabi olarak da insanlar mutsuz olacaktır. Mutsuz insanların olduğu toplumlarda sağlıksız toplum olacaktır. Bu konuda Kayseri’de bulunan ünlü Prof. Dr. Psikiyatrist bir dostumla dün akşam yaptığım sohbette bayağı yoğun bir hasta talebi ile karşılaştıklarını söyledi.

Bu hususlar bir toplumdaki herkesi ilgilendiren hususlardandır. İktidar – muhalefet, sağcı-solcu, doğulu-batılı, demokrat-antidemokrat herkes bu meselenin birinci derecede etkilenicisi durumundadır. Bu sebeple herkesin kendi meselesi olarak görüp çözümü konusunda kafa yorması gereken meselelerdir. Çünkü bu çocuklar bizim çocuklarımız; gençlerimiz geleceğimizdir. Gelecek nesillerimiz gelecek seçimlerden daha önemlidir.

Geçim derdini çözmüş insanlardan oluşan toplumların gelecekleri olan gençleri de umutlu bir geleceğe güvenle bakan insanlar olacaklardır. Bunun temin edilmesi başarının anahtarı olacaktır…