GENÇLERE ULAŞAN SİYASİ PARTİ KAZANACAK SEÇİMİ

Türkiye nüfusu 31 Aralık 2017 tarihi itibarıyla 80 milyon 810 bin 525 kişi oldu. 15-64 yaş arası nüfus ise, TÜİK verilerine göre, 54 milyon 881 bin 652. 10 milyon genç oy kullanacak, 24 Haziran’da. Bunun 1 buçuk milyon kadarı sandığa ilk defa gidecek. Oyunu kime verecek? Nasıl ve neden verecek? İşte 25 Haziran sabahı bu soruların cevapları ile şekillenecek. Neden mi?

MHP ve CHP Türkiye Siyaset Tarihi’nin çok köklü, uzun zamandır varlıklarını sürdüren siyasi grupları. Geniş tabanları zaten var, ideolojik olarak ya da partizanlık yaklaşımı ile çok sayıda seçmeni çevrelerinde hem de uzun zamandır koruyorlar. Bu sözünü ettiğimiz kesimin oyu=kararı zaten belli.

İktidar partisi, Ak Parti, nispeten daha genç, daha yeni bir oluşum. 2002 yılın profiline baktığımızda, bugüne kıyasla daha merkeziyetçi, daha devletçi bir çizgiden yavaş yavaş sağa doğru bir yönelim söz konusu.

Türk siyasetinin en etkin 3 siyasi partisi içerisinde en fazla sempati duyulan, en fazla destek gören siyasi parti, şüphesiz ve tartışmasız, Ak Parti.

Bu üç parti ekseninde genel tabloya bakacak olursak; bir yanda Cumhuriyetimizle yaşıt bir Cumhuriyet Halk Partisi var. Ki kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Sahip olduğu ve kuruluşundan itibaren taşıdığı değerleri ne denli gerçekleştirebildiği, hayata geçirebildiği ya da uygulamada ne denli başarılı olduğu konumuzun dışında kalıyor; o nedenle girmeyeceğim oraya.

Diğer yanda Türkçülük, Ülkücülük, Türk-İslam Dünyası ve medeniyetinin birlik ve bekasını merkezine oturtmuş Milliyetçi Hareket Partisi var. Bu iki siyasi partiye destekleyenlerinin yaşları nazarından baktığımızda MHP’yi destekleyen gençlerin CHP’den açık ara önde olduğu görülüyor. MHP’nin böyle bir avantajı var.

Siyasi partilerin ideolojileri, savundukları değerler bir yana liderleri, yani genel başkanları da büyük etken.

Adalet ve Kalkınma Partisi, FETÖ, 15 Temmuz, Davos Zirvesi, Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın coğrafyamızda izledikleri siyaset, sınır ötesi harekatlar, PKK, DAEŞ ile mücadele gibi ülkemizi derinden etkileyen sorunları yönetme ve müdahale becerisi ile de seçmen kitlesini büyük ölçüde genişletti. Lider konusuna gelince; her ne kadar ‘diktatör’ yakıştırmaları –eleştirileri- olsa da Türk Milleti’nin geçmişinden bugüne taşıya geldiği ‘Güçlü Devlet Lideri’ profilini fazlasıyla dolduruyor, Tayyip Erdoğan. Ki bu da istikrarla eş anlamlı kabul ediliyor. Tüm bu veriler ışığında seçimin sonucu kabaca belli denilebilir. Kararsızların kararı da büyük önem taşıyor. Ve bu konuda tüm siyasi partiler, cumhurbaşkanı ve milletvekili adayları, parti teşkilatları sıkı bir şekilde çalışıyorlar. Ama asıl fark yaratacak olan, yani kırılma noktası nedir, bu seçimin: Genç seçmen.

Türk gençliğinin, daha doğrusu gençliğin (ne kadar Türk kimliğini taşımaktan onur duysa da daha küresel, daha evrensel bir bakış açısı taşıyor 18-25 yaş arası genç nüfus artık, insan olmak, birey olmak etnik kimliğin önüne geçiyor) siyasete bakışı, siyaset anlayışı şu an siyaset sahnesinde etkin rol üstlenen kuşağınkinden farklı. Daha net bir kıyaslama için örnek verecek olursak; 80 olaylarında sahnede olan gençlikle bugünkü gençliğin hayata, Dünya’ya bakışı birbirinden çok farklı. Bu farklılıkların neler olduğunun derinlemesine ve çok iyi tespit edilmesi gerekir. Ancak şu şekilde özetleyebiliriz ya da incelemenin çıkış noktası şu olabilir: bugünün gençliği için siyaset amaç olamaz, ancak araç olabilir. Ne için araç?

‘Partizanlık’ günümüz gençliği için pek de anlam ifade etmiyor. Tüm siyasi partilerin sahip olduğu ideolojilere, temelde saygı sonsuz. Her biri mecliste yani temsil makamında yer almalı, herkes kendini ifade edebilmeli ancak bu ideolojileri savunan bireylere, savunma biçimlerine gelince durum değişiyor. İdeolojiler konusundaki herhangi bir yönlendirme, çağrı, dayatma ya da sesini yükseltme bugünün gençliğine ulaşamıyor, gençlerin kendi ifadesiyle ‘geçmiyor’.

O zaman ‘siyaseti, siyasi ideolojiyi gençler için nasıl ve ne için bir araç kılmak mümkün olabilir’i doğru tespit etmek ve yönetmek önemli. Gençlere, gençlerin diliyle yani yine gençler aracılığı ile ulaşabilen siyasi parti 25 Haziran sabahına mutlu ve zaferle uyanabilir.